KONU
“Şu Çılgın Türkler” Türk Kurtuluş Savaşının tarihini anlatıyor. 1920-1922 arası 3 yıllık bir dönem. Yani, romanın konusu hepimizin kanıksadığı ve ilkokuldan liseye kadar sürekli okutulan, fakat aklımızda bir yığın kof hamaset dışında hiçbir şey kalmayan Kurtuluş Savaşı ile ilgili. Özakman bunu heyecanlı bir serüvene dönüştürmeyi becermiş, ya da, Kurtuluş Savaşının özgün destansı niteliği Özakman’ın yapıtını sürükleyici bir serüvene dönüştürmüş… Ama yine de yapıtta bir roman havası, romansal bir anlatı pek yok.
Yakın tarihimizi yeniden anımsatmasının yanı sıra “Şu Çılgın Türkler”in en önemli bildirisi Kurtuluş Savaşı ve bunu izleyen -tarihte eşi benzeri görülmemiş- Türk Devriminin dünyada bir çok mazlum ulusça örnek alınmış olması. Oysa, sanki dünyada hiç yankı bulmamış, hiçbir ulus türk devrimini örnek almamış gibi öğretilmiştir bize. Burjuva devrimi diye küçümsenmiş, onun yerine 1917 rus devrimi yüceltilmiştir. Halbuki görüyoruz ki ilk önce Hindistan, daha sonra Pakistan ve sonradan bağımsızlıkları kazanacak tüm Avrupa sömürgeleri, yani tüm üçüncü dünya ülkeleri de Türk Kurtuluş savaşından ve devrimlerinden esinlenmiş, etkilenmiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder